
Hayaller Ve Gölgeler 15 Elindeki tebeşir tozunu üzerine silerken zil elinden kayıp aşağıya çiçeklerin üzerine düştü ama ancak yalnız gezen bir yarasanın duyabileceği kadar çınlayabildi. Tebeşir kokusu kalmış mı, diye parmaklarını kokladıktan sonra kendini duvardan aşağı sarkıtıp yavaşça yere bıraktı. Doğrulurken tıpkı filmlerdeki gibi başucunda elfeneriyle -zamanı olsaydı bu hayali gaz lambasıyla değiştirecekti- [...]
Continue reading...Perşembe, Şubat 11, 2010
Evin içinde herkes bir köşede oturuyordu. Arada sırada göz göze geliyorlar ama hiç konuşmuyorlardı. Suratları bembeyaz kesilmişti. Televizyonda ancak kendini güldürebilen komedyenler sıradan skeçlerinden bir tanesini oynuyorlardı. Ne Yeliz, ne Hakan, ne de anneleri Yeşim televizyon seyretmiyorlardı. Akşam olmaktaydı. Kuşlar yuvalarına gitmeye başlamıştı. Boğazında balgam olduğu belli olan bir imam akşam [...]
Continue reading...
Cuma, Şubat 12, 2010
0 Yorum