
Karısını öldürmek istiyordu. Bu fikrin nasıl oldu da birdenbire aklına geldiğini tam hatırlamıyordu. Arkadaşlarıyla birlikte erkek erkeğe rakı içerken birinin şaka yollu İtalyan usulü boşanmadan bahsettiği zaman mı aklına gelmişti? Saf saf İtalyan usulü boşanmanın ne olduğunu sormuştu. Üniversiteden beri pek kitap okumazdı. Kitap okumayı pek sevmeyen mühendislerdendi işte. “İtalyanların hepsi Katolik [...]
Continue reading...Cumartesi, Şubat 13, 2010
“bukowski’ye…” kafamda bin bir düşünce, bin bir tilki, bin bir ölüm. uyuyamıyorum, bu kesin zaten, son günlerde bundan çok bahsettim. bu defa mevzu uyuyamamam değil de uyumaya çalıştığımda karşılaştığım enteresan bir durum. uyuyup uyumadığımı bilmiyorum, yaşadıklarım gerçek mi, zahir mi, onu da ama başıma gelenler bir hayli garip. aslında uyuyor olmam lazım, ama bu mendebur oda [...]
Continue reading...Çarşamba, Şubat 10, 2010
Canan, Seda, Emine akşam güneşinin kızıla boyadığı gökyüzünü hayran hayran izlediler. Karla kaplı ormandaki anne ve babalarının dağda yaktıkları meşe kömürü dumanına bakarak, onların kendilerine mesaj yolladığını hayal edip, bunu okumaya çalıştılar. Hepsi yarın ki derslerini yapmak için üst kata çıktılar. Çocukların gürültüsü artınca, Ayşe Nine: ” dersinizi sessizce çalışır ve bitirirseniz akşam yatmadan önce [...]
Continue reading...Salı, Şubat 9, 2010
“Biliyor musun Selma Abla şu yataklardan bir tane almak isterdim. Hiç terletmezmiş diye yazıyor etiketlerde.” Yatağı ters yüz ederken böyle diyordu genç kadın. Kızgın ütüyü basarken görenlerin otuz yaşlarında sanacağı kestane saçlı, solgun yüzlü kızın gözlerinin derinliklerinde çakmak çakmaktı o, on altılı yaşların kıvılcımları. “Yatak içinde yatana göre değişir Güldünya. Sen [...]
Continue reading...Cumartesi, Şubat 6, 2010
Tam karşıda koca bir ağaç var. Ne ağacı olduğunu bilmiyorum, merak da etmiyorum doğrusu. Muhtemelen dedemden bile yaşlı ama heyecanını yitirmemiş bir çocuk gibi bıkmadan yapraklarını değiştirip duruyor yıllardır. Ne zaman kesilip, kapladığı alana beş katlı bir apartman dikilecek sorumun cevabını ise çok merak ediyorum gerçekten. Ağacın, ağaçlığının beni ilgilendiren kısmı [...]
Continue reading...Cumartesi, Şubat 6, 2010
Saatlerdir bozmamıştı dudaklarının sessizliğini. Sanki ağzını açsa ince bir duman çıkacak ve yaşlı bir kadın siluetine dönüşecekti. Uzandığı yerden kalktı. Pencere kenarına geçti. Dışarısı karanlık ve soğuktu. Cama vuran bir-iki damla, yağmurun habercisiydi. Sokak lambasının ışığı karşı kaldırımdaki ince gövdeli ağaca vuruyor, rüzgârın şiddetiyle sallanması, sessiz bir film izliyormuş hissi [...]
Continue reading...
Pazartesi, Şubat 15, 2010
0 Yorum